8/18/2017

Bir İnsanın Kendisini Değil, Sadece Yaptığı İşi Sevmek!

Bir insanın kendisini sevmediğin halde yaptığı işi nasıl sevebilirsin?

Bakın sevgili dostlarım, bu şey tam bir ironidir! Bu kurduğumuz cümle kadar ironi içeren başka herhangi bir bir milli cümlemiz daha var mı? Sizlere soruyorum: Nasıl oluyor da bir insanı sevmiyorsun ama onun yaptığı bir işi (oyunculuk, şarkıcılık vs...) çok sevdiğini söyleyebiliyorsun?

Sizlere soruyorum dostlarım; bu çok saçma bir düşünce biçimi değil mi? Bence çok saçma! Bence bu tamamen "aman bana laf gelmesin" düşüncesinden doğan savunmadan başka bir şey değil. Kendimizi neden kandıralım ki. Bir şarkıyı seviyorsan onu besteleyen, söyleyen kişiyi de seversin. Sempati duyarsın.

Şahsen, bir sanatçıyı sevmiyorsam, onun söylediği şarkıyı da sevemem. Bir oyuncuyu sevmiyorsam, onun rol aldığı filmi de sevemem. Mantıklı olarak düşündüğünüz zaman, bir kişiye karşı sempatiniz yoksa onunla ilgili olan hiç bir şeye de merakınız yoktur. Fakat, sevmediğiniz bir insan güzel bir şey icra ederse, bir anda onunla ilgili her şeyi sevmeye başlarsınız.

Bana kalırsa: Birini kendiniz tanımadan, onun yaptığı şeyi ilk olarak kendiniz görmeden, başka birinin onun hakkında yaptığı kötü yorumlara denk gelirseniz, sizde o kişiyi sevemezsiniz. Eğer bir şeyi seviyorsanız ve bulunduğunuz ortamlarda o şey hakkında çoğunluk kötü düşünüyor ve yorumluyorsa, sizde nedense onlarla aynı fikirdeymiş gibi davranırsınız.

Bu tamamen "aman bana laf gelmesin" ya da "hakkımda şöyle düşünmesinler" diyedir. Kısacası, inançlarımızı ve düşüncelerimizi dile getirmekten korkuyoruz.

İnsanlar düşüncesinden, fikirlerinden ve inançlarından dolayı kendilerine zarar gelmesin diye başkalarına yalan söylüyor. Benim inancım farklıdır, seninki farklıdır. Kişiyi düşünce biçimine göre yargılayamazsın. Bu da yetmezmiş gibi başka bir insan "sırf senin düşüncene aykırı olduğu için" canını alıyorsun. Sana sorduklarında ise "o yanlıştı" diyebiliyorsun. Senin bile hayata bakış açın, düşüncelerin, fikirlerin, yaptıkların, her şeyden her insandan farklıyken, bir başkasının yanlış düşündüğüne nasıl karar verebiliyorsun.

Lafım sana bunu okuyan dostum: Herkesin işine geldiği gibi davrandığı bu dünyada sen neden masum düşüncelerini ve inançlarını dile getirmekten çekiniyorsun ki?

Sen, başkasının sevmediği bir sanatçıyı seviyorsun, başkasının sevmediği bir oyuncuyu seviyorsun ya da bir başkasının sevmediği bir insanı seviyorsun. Bunu söylemekten ne diye çekiniyorsun ki? Peki, sen bir başkasına hesap soruyor musun? Sen neden ona karşı bir şey söylemiyorsun. Neden bir şeyleri dile getirmeye korkuyorsun ki?

Diyeceğim tek şey: Kendi düşüncelerinden, inançlarından ve zevklerinden, bir başkası kötü düşünür diye vazgeçme!


O yanlış düşünmesin dediğin insanlar var ya: Onlar hiçbir zaman kaybetmez, ama sen kaybedersin. Onlar, kendi cehaletleriyle hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam eder; ama sen hayallerinden olursun.

Ve sen sevgili dostum. Başkalarının düşüncesini paranoyak bir derece kafana takıyorsan, zaten sen hiç bir zaman bir hayale sahip olma. Asla gerçekleştiremezsin! Onların kendine güveninin olması bir anlam ifade etmiyor. Madem sen doğruyu düşünüyorsun ve iyiyi istiyorsun, o zaman kendine güveni olması gereken de sensin; onlar değil!

Kendine güvenin olursa seni kimse tutamaz. Eğer olmazsa bir başkası senin yerine, senin hayallerini gerçekleştirir; ama kendisi için!

Sen sen ol, asla kendinden ödün verme. Yanlış düşündüğünü söyledikleri zaman ise onlara "neye göre yanlış" olduğunu sor. Yer yüzünde, doğru ve yanlış insanların kendi düşüncelerine göre belirleniyorsa senin düşüncelerinin doğruluğunu kimsenin tartışmaya hakkı yoktur!

0 yorum:

Yorum Gönder

Yorumlar değerlidir...

Eğer yorum olmazsa, gelişimde olmaz!