3/04/2018

10 Saniye Nefes Al Ver Değişimi Gör!

Bu tekniği nereden öğrendim tam olarak hatırlamıyorum ama cidden çok yararlı bir şey.

Her durumda işe yarıyor. Mesela çok mu sinirlendin hemen uygula! Ya da çok mu streslendin veya kafa dağınıklığı mı yaşıyorsun? Uygula gitsin..

Nefes tekniğinin uygulanışı

Bu teknik 4 adımdan oluşuyor;

- 3 saniye de nefes al
- 2 saniye tut
- 3 saniye de nefesini ver
- 2 saniye nefes almadan bekle

İşte yöntem bu kadar basit. Bu yöntemi uygulamasını tam olarak çözdüğünüzde emin olun her durumda işinize yaratacaktır.

Rica ederim, ne demek...
Devamını Oku 10 Saniye Nefes Al Ver Değişimi Gör!

Blogumda Neden Görsel İçerik Kullanmıyorum?

Kullanmıyorum diye kesin konuşmak doğru olmaz. Çünkü, kelimelerin önemli olduğu bir içerikte görsel içerik yani kısaca herkesin anlayacağı dilden söyleyeyim "Fotoğraf" işe yaramıyor.

Yaramamakla kalmıyor hatta içeriğe uyum sağlamıyor. Ben hiç bir zaman, anlatmak istediğim konuya dair tam uyumlu bir görsel bulamadım..!

İçerik için en uygun görseli bulmak, hazırlamak zaman kaybından başka bir şeye yaramıyor.

Sosyal medyaya baktığımda insanlar iki cümlelik bir sözü paylaşırken hiçbir görsele ihtiyaç duymuyor. Hatta, blogda paylaşılan emek verilmiş, görseli falan herşeyi tamam olan açıklayıcı bir makaleden daha çok ilgi görüyor ve yeniden paylaşılıyor.

Kimse yanlış anlamasın. Ben görsele karşıyım ya da görsel bir halta yaramaz demiyorum. Ben sonuçta facebook, twitter ya da instagram yerine blogger kullanmayı tercih etmiş biriyim.

Ben tamamen bana ait bir profile sahip olmak istediğim için, sosyal ağlar beni sadece kısıtlıyor. (Tabi bu da üzerine bir makale yazılması gereken ayrı bir konu)

Kısacası arkadaşlar, ben artık milletin tek kalıp üzeriden adlandırdığı kişisel blog kavramını kabul etmiyorum. Çünkü herkes blogdan para kazanma amacıyla ezbere makale paylaşıyor.

Yok efendime söyleyim blogdan para kazanak istiyorsan seo uyumun tam olsun. Özgün içeriklerin olsun. Sürekli paylaşım yap. Yok efendim google adsense kullan.

Ulan siz sosyal hesaplarınızda bilimsel makale paylaşıyor musunuz? Ticari amaç gütmeyen profillerinizde, sırf ilgi çekeyim diye YouTube benzeri bilgi videoları paylaşıyor musunuz?

Ben cevap vereyim: Yapmıyorsunuz..!

Çünkü o sosyal profil sizsiniz! Tamamen siz!

İşte, benimde kişisel bloglara karşı bakış açım tam olarak bu!

Kendinizi paylaşın, hali hazırda her yerde bulunabilen bilgileri değil!

Şimdi, başlıktaki sorunun cevabına gelecek olursak; kesinlikle görsel kullanmam demiyorum. Elbette burada paylaşmak istediğim kendime ait anılar olacak. İşte o zaman paylaşıtım fotoğraflı içerikleri. Yoksa, dediğim gibi sırf seo uyumlu falan olsun diye makale üretmem artık.

Saat şu an sabahın 4 dü. Beni ne dürttü de bunları yazdım acaba..?

Bu arada yazım hataları varsa kusura bakmayın. Telefondan yazıyorum bundan sonra. Pc ye takılmıyorum artık...
Devamını Oku Blogumda Neden Görsel İçerik Kullanmıyorum?

Her Şeyi Değiştiren O Yazı

Merhaba arkadaşlar, bloguma hoş geldiniz. (Şöyle bir youtuber gibi giriş yapayımda dikkat çekeyim)

Bu blogu açmamın nedeni severek yaptığım bir şeye olan istediğimdi. Yani, benimde şu hayatta severek yaptığım ve ilgi gördüğüm (ha bir de üç beş bir şeyler kazandığım) bir şeye sahip olmaktı.

Blogu açtım açalı "klişe" içeriklerden başka bir şey üretemedim. Yaratıcılığımı kullanamadım. Tamamen özgün bir paylaşım yapamadım.

Bugüne kadar açtığım blog sadece bu değil. Bundan başka bir sürü blog açtım. Sanırım silmeye kıyamadığım tek blogum bu...

Beyinist!

Adını en çok sevdiğim blogum bu. Hatta ne tür içerikler paylaşacağıma karar verdiğim tek ve kararlı blog da bu.

Büyük ihtimalle bundan sonra o neden olur bu neden olur gibi kopya içeriklerle boğulmuş bir bloga sahip olmaktansa tamamen kafama göre paylaşımlar yaptığım bir bloga sahip olmayı tercih ederim..!

Ve büyük ihtimalle de önceki makalelerimi siler, blogun ilk yazısı buymuş gibi davranırım.

Ben artık bilgi veren bir blog değil de tamamen kendine ait olan, biri gelmiş ya da gelmemiş, biri yazımı beğenmiş ya da beğenmemiş artık hiçte umurumda değil.

Çünkü bu blogu da silmeye kıyamıyorum. Sosyal medya da paylaşım yapmak yerine burada paylaşmak istiyorum.

Gittiğim, gezdiğim yerleri, yaşadığım olayları, anılarımı, ufkumu açan şeyleri burada paylaşmak istiyorum. Burası benim sosyal medyam olsun istiyorum...

İşte tam da bu yüzden bu blogu silemiyorun. Tamamen kişisel bir blog olsun istiyorum. Sadece bana ait. Sadece bana özgü...

Neyse..

Gün geçtikçe daha iyi bir tema bulur, daha iyi görsel şeyler sunabilirim. İnş...

Şimdiden keyifli okumalar.
Devamını Oku Her Şeyi Değiştiren O Yazı

8/29/2017

Mutluluk Üzerinde Yürüdüğünüz Yoldur

Mutluluk, hayatın bir tesadüfü veya sizin hedeflediğiniz bir şey değildir; mutluluk üzerinde yürüdüğünüz yoldur.

Mutlu olmak için beklemeniz gereken hiçbir şey yok; sadece hayallerinize odaklanın. Çünkü, ne istediğinizi bilirseniz, ne yapmanız gerektiğini de bilirsiniz. Kendinden emin olmanın verdiği mutluluk paha biçilemez...
Devamını Oku Mutluluk Üzerinde Yürüdüğünüz Yoldur

8/18/2017

Negatif Düşüncelerden Kurtulmanın 5 Yolu

Yaşadığımız sorunları sürekli hatırlamak, pişmanlıklarımızı yeniden gözümüzde canlandırmak ve zihnimizi pişmanlıklarımızla meşgul etmek sağlığımız açısından oldukça zararlıdır.

Negatif düşüncelere yoğunlaşmak zihinsel sağlık problemlerine yola açar ve özellikle son zamanlarda insanların ortak olarak yaşadığı problemlerden biride budur.

Hatalarınız, problemleriniz ve sorunlarınız hakkında sürekli düşünmek, zihninizi sürekli negatif düşüncelerle meşgul etmek; özgüveninizin düşmesine, stresinizin artmasına ve bu sebeple de sizlerde depresyona ve sosyal anksiyeteye bozukluğuna neden olur.

Sizde yaşadığınız problemler karşısında kendinizi suçlamaya meyilliyseniz, bu galeri sizlerin bu durumdan kurtulmanıza yardımcı olabilir. Burada anlatılanların etkisi sizin azminize ve pratiğinize bağlı olarak değişebilir.

Negatif Düşüncelerden Kurtulmak İçin Yapmanız Gereken 5 Şey!


1 - Şimdiye ve şu an'a odaklanın: Herhangi bir sebepten dolayı kaygı veya endişe duygusu yaratacak düşüncelere dalmaya başladığınızda yapmanız gereken tek şey şimdiye ve şu an'a odaklanmak. Unutmayın an'da korku yoktur. Geçmiş zaten geçmiş, gelecek ise zaten gelecektir. Bunun için endişe etmeye ve kendi sağlığınızı bozmaya gerek yok. Zaten, her soruna hazırlıksız yakalanıp yine işin içinden kendi becerileriniz ve zekanızla çıkmadınız mı? Neden hala bilinmeyen şeyler için endişe duyuyorsunuz.

2 - Düşünmek için zaman ayırın: Beynimiz, yaşadığımız olayları ve edindiğimiz yeni bilgileri belirli işlemlerden geçirme gereksinimi duyar. Gece uyurken beyin kendisini toparlıyor ama gün içerisinde de bazı durumlarda buna ihtiyaç duyuyor. Bunun için kendinize vakit ayırmalısınız. Eğer şansınız varsa uyuyun ama yoksa mutlaka kendinize en az 20 dakika vakit ayırın. Gün içerisinde herhangi bir çıkmaza girmeniz durumunda kendinizi sessiz bir odaya 20 dakika kapatmanızın emin olun çok faydasını göreceksiniz. Bunu özellikle yapın.

3 - Düşüncelerinizin farkına varın: Sorunlarınızı ne kadar kafaya takarsanız bir o kadar negatif düşünceler içerisine girersiniz. Bu yüzden farkındalığınızı arttırın. Negatif düşünceler zihninizi meşgul etmeye başladığı anda tüm dikkatinizi toparlayın, sizi negatif düşüncelere sürükleyen şeylerin farkına varın ve onları belirleyin. Böylece düşünme biçiminizi değiştirebilecek ve negatif düşünceleri yok etme becerinizi geliştirebileceksiniz.

4 - Problemleriniz için çözümler arayın: Sorunlarınızı sadece düşünmekle kalmayın, onlara karşı çözüm üretmeye çalışın. Kendinize neler yapabileceğinizi sorun. Yaptığınız hatalardan ders çıkarmaya çalışın ki her seferinde soruna odaklanmak yerine çözüme odaklanabilesiniz.

5 - Kendinizi başka bir şeyle meşgul edin: Unutmayın! unutmak istediğiniz bir şeyi asla unutamazsınız. Tam tersine bunu yapmaya çalıştığınızda daha fazla hatırlarsınız. O yüzden, hiç birini yapamıyorsanız en azından kendinizi başka bir şeyle meşgul edin. Hiç bir zaman bir köşeye çekilip bu durumdan kurtulmayı beklemeyin.


Unutmayın, şu an da canınızı sıkan şeyleri sonradan yaşadınız ve şimdi onlar sizi meşgul ediyor. Bu yüzden, şimdi kendinizi başka bir şeyle meşgul edin ki şimdi canınızı sıkan şeyler, şu an da yaşadığınız ve yaşayacağınız güzel şeylerin meşguliyetiyle kaybolsun.
Devamını Oku Negatif Düşüncelerden Kurtulmanın 5 Yolu

Bir İnsanın Kendisini Değil, Sadece Yaptığı İşi Sevmek!

Bir insanın kendisini sevmediğin halde yaptığı işi nasıl sevebilirsin?

Bakın sevgili dostlarım, bu şey tam bir ironidir! Bu kurduğumuz cümle kadar ironi içeren başka herhangi bir bir milli cümlemiz daha var mı? Sizlere soruyorum: Nasıl oluyor da bir insanı sevmiyorsun ama onun yaptığı bir işi (oyunculuk, şarkıcılık vs...) çok sevdiğini söyleyebiliyorsun?

Sizlere soruyorum dostlarım; bu çok saçma bir düşünce biçimi değil mi? Bence çok saçma! Bence bu tamamen "aman bana laf gelmesin" düşüncesinden doğan savunmadan başka bir şey değil. Kendimizi neden kandıralım ki. Bir şarkıyı seviyorsan onu besteleyen, söyleyen kişiyi de seversin. Sempati duyarsın.

Şahsen, bir sanatçıyı sevmiyorsam, onun söylediği şarkıyı da sevemem. Bir oyuncuyu sevmiyorsam, onun rol aldığı filmi de sevemem. Mantıklı olarak düşündüğünüz zaman, bir kişiye karşı sempatiniz yoksa onunla ilgili olan hiç bir şeye de merakınız yoktur. Fakat, sevmediğiniz bir insan güzel bir şey icra ederse, bir anda onunla ilgili her şeyi sevmeye başlarsınız.

Bana kalırsa: Birini kendiniz tanımadan, onun yaptığı şeyi ilk olarak kendiniz görmeden, başka birinin onun hakkında yaptığı kötü yorumlara denk gelirseniz, sizde o kişiyi sevemezsiniz. Eğer bir şeyi seviyorsanız ve bulunduğunuz ortamlarda o şey hakkında çoğunluk kötü düşünüyor ve yorumluyorsa, sizde nedense onlarla aynı fikirdeymiş gibi davranırsınız.

Bu tamamen "aman bana laf gelmesin" ya da "hakkımda şöyle düşünmesinler" diyedir. Kısacası, inançlarımızı ve düşüncelerimizi dile getirmekten korkuyoruz.

İnsanlar düşüncesinden, fikirlerinden ve inançlarından dolayı kendilerine zarar gelmesin diye başkalarına yalan söylüyor. Benim inancım farklıdır, seninki farklıdır. Kişiyi düşünce biçimine göre yargılayamazsın. Bu da yetmezmiş gibi başka bir insan "sırf senin düşüncene aykırı olduğu için" canını alıyorsun. Sana sorduklarında ise "o yanlıştı" diyebiliyorsun. Senin bile hayata bakış açın, düşüncelerin, fikirlerin, yaptıkların, her şeyden her insandan farklıyken, bir başkasının yanlış düşündüğüne nasıl karar verebiliyorsun.

Lafım sana bunu okuyan dostum: Herkesin işine geldiği gibi davrandığı bu dünyada sen neden masum düşüncelerini ve inançlarını dile getirmekten çekiniyorsun ki?

Sen, başkasının sevmediği bir sanatçıyı seviyorsun, başkasının sevmediği bir oyuncuyu seviyorsun ya da bir başkasının sevmediği bir insanı seviyorsun. Bunu söylemekten ne diye çekiniyorsun ki? Peki, sen bir başkasına hesap soruyor musun? Sen neden ona karşı bir şey söylemiyorsun. Neden bir şeyleri dile getirmeye korkuyorsun ki?

Diyeceğim tek şey: Kendi düşüncelerinden, inançlarından ve zevklerinden, bir başkası kötü düşünür diye vazgeçme!


O yanlış düşünmesin dediğin insanlar var ya: Onlar hiçbir zaman kaybetmez, ama sen kaybedersin. Onlar, kendi cehaletleriyle hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam eder; ama sen hayallerinden olursun.

Ve sen sevgili dostum. Başkalarının düşüncesini paranoyak bir derece kafana takıyorsan, zaten sen hiç bir zaman bir hayale sahip olma. Asla gerçekleştiremezsin! Onların kendine güveninin olması bir anlam ifade etmiyor. Madem sen doğruyu düşünüyorsun ve iyiyi istiyorsun, o zaman kendine güveni olması gereken de sensin; onlar değil!

Kendine güvenin olursa seni kimse tutamaz. Eğer olmazsa bir başkası senin yerine, senin hayallerini gerçekleştirir; ama kendisi için!

Sen sen ol, asla kendinden ödün verme. Yanlış düşündüğünü söyledikleri zaman ise onlara "neye göre yanlış" olduğunu sor. Yer yüzünde, doğru ve yanlış insanların kendi düşüncelerine göre belirleniyorsa senin düşüncelerinin doğruluğunu kimsenin tartışmaya hakkı yoktur!
Devamını Oku Bir İnsanın Kendisini Değil, Sadece Yaptığı İşi Sevmek!